Bozdoğan’da taciz skandalı!

0
429

Aydın Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bir dava, üzeri örtülmeye çalışılan bir taciz skandalını tüm yönleriyle ortaya çıkardı. Tacize uğrayan ve o yıllarda Bozdoğan Haydere Yatılı Bölge Okulu’nda eğitim gören öğrenciler, şikâyetlerinden vazgeçse de sanık B.E. ve V.Ö. hakkında açılan kamu davasında Mahkeme Heyeti cesur bir karar aldı. Herhangi bir indirim yapılmayan davada Heyet, sanık B.E.’ye 5 kız çocuğunu cinsel tacizden toplamda 16 yıl 6 ay; sanık V.Ö’ye ise 2 kız öğrenciye cinsel tacizden 2 yıl 9 ay ceza verdi. Hafızalarda ise bu olay nedeniyle görevden alınan kamu yöneticileri ve üzeri örtülmeye çalışılan bir taciz hikâyesi kaldı.

İddiaya göre, Bozdoğan Haydere Yatılı Okulu’nda eğitimini sürdüren kız öğrenciler, bundan 2 yıl önce öğretmenlerine giderek okulda görevli iki kişiden şikayetçi oldu. Öğretmenler ise durumu ivedilikle okul müdürüne bildirerek, konuyla ilgili kolluk kuvvetlerinden yardım alınması gerektiğini belirtti. Ancak dönemin okul müdürü, olayın ortaya çıkmaması ve daha büyük hadiselere sebebiyet vermemesini gerekçe göstererek, durumu ilgililere bildirmedi. Bunun üzerine öğretmenler, bu kez yazılı bir dilekçeyle yeniden okul müdürüne skandalı haber verdi. Okul müdürünün yanı sıra olay, dönemin İlçe Milli Eğitim Müdürü’ne de intikal etti. Ancak İlçe Milli Eğitim Müdürü durumun ortaya çıkmaması için büyük bir çaba gösterdi. Bu kez yeniden öğretmenler devreye girdi ve cinsel tacize uğrayan kız öğrencilerin, bir pedagog eşliğinde ifadeleri alındı. Yatılı okulda okuyan kızların anlattıkları ise korkunç gerçekleri ortaya çıkarttı.

‘Mağdur öğrencilerin anlattıkları’

Mağdur öğrencilerden A.İ., şüpheli B.E. hakkında akıllara durgunluk verecek açıklamalarda bulundu. Pedagog eşliğinde ifadesi alınan A.İ., müfettişlerin okula geldiği bir sırada kazan dairesine inerek hizmetli S.’yi aramak istediğini ancak bu sırada kendisini merdivenlerde yakalayan B.E.’nin arkadan beline dokunduğunu; tacizcinin elini itip oradan uzaklaştığını söyledi. “B.E., konuşurken gözlerime değil sürekli vücuduma bakıyordu. Aynı şeyi arkadaşlarımdan da duydum” diyen A.İ., B.E.’den şikayetçi olduğunu söyledi.

Bir diğer mağdur kız öğrencilerden F.Ç. ise B.E.’nin kendisini rahatsız edecek bir şekilde arkadan sarıldığını, çeşitli zamanlarda 4-5 kez elini beline doladığını belirtti. B.E.’nin kollarını iterek kendisini dışarı attığını anlatan mağdur F.Ç., sanık B.E.’nin tıpkı diğer mağdur öğrencilerin de vurguladığı gibi rahatsız edecek bir şekilde arkadan sarıldığını ve bir kez de göğüslerine dokunduğunu kaydetti. Yine B.E.’nin taciz ettiği öğrencilerden Y.G. de bakışlarından rahatsızlık duyduğunu söylediği sanığın göğüslerini ellediğini ifade etti. Mağdur öğrencilerden E.B. ve G.G. de sanık B.E.’nin çeşitli zamanlarda rahatsız edecek şekilde kendilerine arkadan sarıldığını hatta göğüslerini elleyip öpmeye çalıştığını ileri sürdü.

‘Sanık B.E.’nin öğretmen olan eşi, çocuklara baskı yaptı mı?’

Mahkeme tamamlanıp sanıklar B.E. ve V.Ö.’nün ceza almalarının ardından akıllarda en çok mağdur öğrencilerden bazılarının ifadelerini ‘kameralı kayıt’ sırasında değiştirmiş olmaları ve aktardıkları ilginç bilgiler kaldı. Buna göre mağdur bazı kız öğrenciler, sanık B.E.’nin aynı zamanda okulda öğretmenlik yapan eşi M.E.’nin beraberinde iki adamla evlerine kadar geldiğini ve ailelerine karşı mahçup duruma düştüklerini anlattı.

Tacize uğrayan kız öğrenciler, yaşananları yalnızca okuldaki rehber öğretmenlerine anlatabildiklerini ve ailelerine söylemeye çekindiklerini ifade ederken, eve gelen B.E.’nin öğretmen eşi M.E.’nin ailelerinin yanında “B.E. sana bir şey yaptı mı ki rahatsız oldun?” diye sorduğunu ve bu soruya aileleri yanındayken “Evet” diyemediklerini anlattı. Bir başka mağdur kız öğrenci ise ailelerinin olayı öğrendikten sonra şikayetten vazgeçirmeye çalıştığını, bunun üzerine kendisinin de şikayet edip etmeme konusunda kararsızlığa düştüğünü söyledi.

Sanık B.E., toplamda 5 kız çocuğunu taciz etmekten dolayı 16 buçuk yıl ceza aldığı davada, kendisini ‘öğretmenlerin husumetini’ gerekçe göstererek savundu. Tacizi ortaya çıkartan ve ısrarla bunun üzerine giden öğretmenlerin, aslında kendisini hedef aldığını ve çocukları böyle bir iftira atmak için yönlendirdiğini iddia eden B.E., yaptığı savunmaya rağmen ceza almaktan kurtulamadı.

Gerçekleştiği ileri sürülen taciz tutanaklarının sayfalar dolusu olması ve kız öğrencilerin yaşadıklarını ‘diğer öğrencilerden’ de duyduklarını ifade etmesi akıllara “Acaba başkaları da mı var?” sorusunu getirdi.

Tacize uğradıklarını söyleyen öğrencilerin Şikayetlerinden vazgeçtiğini söylemesine rağmen Devletin konuyu ‘kamu davası’ olarak değerlendirip incelemeye alması, bir taciz dosyasının sonuçlandırılmadan tozlu raflara sürülmesinin önüne geçerken, sanıklar B.E. ve V.Ö.’nün daha önce de benzer şekilde suçlar işleyip işlemedikleri sorusuyla kamuoyunu baş başa bıraktı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin